Robotik Yargı

Türkiye Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde dünyanın 113 ülkesi arasında ülkemizin 101. sırada
MEHMET YILDIZ- TR724.COM

Sevgili okurlarımız… Bakmayın siz Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde dünyanın 113 ülkesi arasında ülkemizin 101. sırada olduğu haberlerine. Aslında listeyi ters çevirince 13. sıraya geliyoruz. Fena bir derece sayılmaz değil mi? Hem daha birkaç ay önce sayın Cumhurbaşkanımız adli yıl açılışında yayınladığı mesajında, “Tüm yargı mensupları, tarafını daima ‘hukukun üstünlüğünden’ yana seçmek zorundadır” dememiş miydi?


 
Bu konuda dünyanın en iyisi olduğumuzu şuradan anlayın: Adalet Bakanlığımız 2023 yılına kadar 137 bin 687 kişilik kapasiteye sahip 228 yeni cezaeviaçmayı planladığını açıklamıştı. Milletvekillerimiz seçim vaadi olarak kendi bölgelerine cezaevi inşa etme sözünü veriyorlar. Hukukun üstünlüğüne önem vermeyen bir iktidar bunları yapar mı?

İşte size hükümetimizin yeni bir hizmet daha: T.C. kimlik numaranızı girin, cezaevinde yatacağınız koğuşunuza kadar öğrenin!..

Daha ne olsun? Dünya bu yüzden sizi kıskanıyor!

*

7 YIL ÖNCE BİR SEÇİM AKŞAMI HATIRASI

2011 seçimlerindeydi. Seçim sandıkları kapanmış, Cihan Haber Ajansı merkez ofisi seçim sonuçlarını jet hızıyla verebilmek için kıyasıya bir yarış içindeydi. Yarış dediğim sözün gelişi… Kendisiyle yarışıyordu. Geçen seçimden daha önce açıklayıp bir an önce evlerimize gidelim yarışı da diyebiliriz.

Gazetenin yazılım departmanındaki arkadaşlar bir güzellik düşünmüş, Cihan ekibi bunca telaş içinde bir de seçim sonuçlarını servis etmekle uğraşmasınlar diye sandık sonuçlarından otomatik haber üreten küçük bir yazılım yapmışlardı. İlk sonuçlar geldikçe telefonlara otomatik haberler de düşmeye başlamıştı. Bazı yayıncılar “N’oluyoruz arkadaş! Çin’de ucuza çalışan muhabir bulup çalıştıracaksınız diye korkuyorduk, şimdide başımıza bedavaya çalışan muhabir robotlar mı çıktı?” diye takılmışlardı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde ana muhalefet partisi merkezinde İstanbul’u aldık diye bayram havası esmeye başlayınca bir arkadaş yazılımda hata olduğunun farkına vardı ve muhabir robot projemiz doğmadan ölmüş oldu. (Yayıncı arkadaşlara not: Şaka tabi, hiçbir zaman muhabir robot diye bir projemiz olmadı. Ama çok da rahat olmayın, zira Çinliler robot anchorman yapmışlar bile.)

*

ROBOTİK YARGI

Bugünlerde İktidarın “Gülen Cemaatiyle mücadele için kurulmuş proje mahkemeler” bana kötü bir yazılıma sahip robot hissi veriyor. Eskiden olduğu gibi adaleti önceleyen vicdan sahibi hakimler gitti, ortak bir havuzdan alınmış şablon kararların altına imza atan, sanık savunmalarına asla itibar etmeyen hissiz vicdansız duvar gibi adamlar geldi.

Robot gibiler çünkü önlerine bir dosya geldiği zaman yapacakları işlemler son derece standart. Sözgelimi bir ihbar üzerine gözaltına alınan bir vatandaşımız tutuklanıp mahkemeye çıkarıldığı zaman hakimlerin ilk işi “ilgili kurumlara yazı yazılması ve tutukluluğun devamı” kararını vermek. Sonrasında işler aşağı yukarı şöyle gelişiyor:

BDDK’ya yazı yazılarak Bankasya’da hesabının bulunup bulunmadığı,
Emniyet veya MİT’e yazı yazılarak ByLock kaydının olup olmadığı,
Herhangi bir sendika üyeliğinin bulunup bulunmadığı,
Cemaat iltisaklı kurumlarda SGK kaydının olup olmadığı,
Cemaat iltisaklı okullarda okuyup okumadığı veya çocuklarını okutup okutmadığı,
Gazete veya dergi aboneliğinin olup olmadığı,
Digitürk aboneliğini iptal etmiş mi?
HTS kayıtları
Yurtdışına çıkış kayıtları,
Vs.
Bu bilgiler mahkemeye ulaştıktan sonra sanığın cemaat irtibatı buna göre belli oluyor zaten. Bunlardan bir ya da birden fazlasının varlığına göre verilecek hapis cezaları da aşağı yukarı belli. Geriye sanığın mahkemedeki tutumuna göre ceza miktarını yazıp, yüzüne karşı okumak kalıyor.

Halbuki bu tür bir yargılama çok pahalı yöntem. Paranın en çok lazım olduğu bir dönemdeyiz. Madem ki hükümetimiz önümüzdeki yılı “tasarruf yılı” ilan etti, bu sayede milyarlarca lira tasarruf ederek cari açığı bile kapatabiliriz!

*

HER YERDE HAVUZ

Nasıl mı? AKP hükümetinin son yıllarda yaptığı en önemli icraatlardan biri vatandaşlarına ait bütün verileri bir havuzda toplamak oldu. Kimlik ve pasaport bilgilerinden eğitim bilgilerine, telefon ve internet hesaplarından sosyal medya paylaşımlarına, banka hesaplarından evlerdeki dijital platform aboneliklerine kadar her şey kayıt altında. Ancak bu bilgilerin otomasyonu henüz sağlanmış değil.

Adli bir vaka olduğu zaman onlarca polis, savcı ve hâkim aralarında binlerce yazışma yaparak sonuca ulaşmaya çalışıyor. Haliyle bu iş devletimize oldukça pahalıya mal oluyor. Bu yüzden bir süre önce “Bir Cemaat mensubunu hapse atmanın maliyeti ne?” sorusunun cevabını aramıştık.

*

TEKNOLOJİ BAKANI BU İŞE EL ATMALI!

Asker gazinosunda en tahsilli elektronik mühendisinin TV kumandasından sorumlu olması gibi, Twitter’da herkese laf sokmayı iyi becerdiği için Teknoloji Bakanı yapılan şahıs, bu işe acilen el atmalı.

Un var, şeker var, yağ da var. Sayın Bakan acilen bir bilgisayar programı yazdırıp, yargılama masraflarını azaltıp, hâkim savcıların yaptıkları ucuz ve hızlı yargılama yapmasını sağlayabilir.

Bunca polise, bunca hâkim savcıya, bunca yazışmaya, bunca posta masrafına ne gerek var değil mi? Zaten hakim savcıların yaptığı tek iş yazışma yaparak bu havuzda yer alan bilgileri talep etmek.

Bilgisayara bir T.C. kimlik numarası yazdığınız zaman o havuzdaki bilgileri değerlendirip sizin F…cü olup olmadığınız ve hangi derece F…cü olduğunuz şıp diye ortaya çıkacaktır.

Diyeceksiniz ki adliyelerdeki tek konu F..ö ile mücadele mi? Hırsızlık, gasp, tecavüz, rüşvet, yaralama gibi adi suçların veya organize suç örgütlerinin yargılaması nasıl yapılacak? Sorduğunuz soruya bakın. Bu suçların suç olmaktan çıkarıldığını bilmiyor musunuz? Hükümetimiz bunları suç olarak görmediği için bir KHK çıkararak bu yüzden cezaevlerinde olanların çoğunu özgürlüğüne kavuşturuverdi. Şu aralar Yavru Muhalefet Lideri, kalanları da kurtarmak için fazla mesai yapıyor.

Yalnız bilgisayar programı yapılırken dikkate alınacak parametrelerden birinin de sanığın AKP’li olup olmadığının da işaretlenmesi gerektiğini unutmayın. Aksi halde robotumuz, başta sayın cumhurbaşkanımız ve damadı Berat Albayrak olmak üzere Saray ahalisinin tamamını hapse gönderebilir. Zira yukarıda belirtilen kriterlerin çoğu onlar için de söz konusu.
11 Aralık 2018 16:26
DİĞER HABERLER