İsias Otel mağdurları 'olası kast' ile yargılama istiyor

6 Şubat depremlerinde 35 gencin yitirilmesini "1974 sonrasında Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı en büyük travma" olarak özetleyen aileler, İsias davası sanıklarının 'olası kast' suçlamasıyla yargılanmasını talep ediyor.
6 Şubat depremlerinde yıkılan İsias Otel ile ilgili davanın ikinci duruşması 26 Nisan'da Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Aralarında voleybol turnuvası için kentte bulunan Kuzey Kıbrıslı öğrencilerin de olduğu 72 kişi Grand İsias Otel'de yaşamını yitirmişti.

İlk duruşması 4 Ocak'ta görülen davada, 3'ü tutuklu 11 sanık hakkında 32 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Depremde yakınlarını kaybeden aileler, sanıkların olası kast suçlamasıyla yargılanmasını ve dosyada adı geçen 7 devlet görevlisinin de sanık listesinde eklenmesini talep ediyor.

Öğrencilerin anısını yaşatma ve hukuk mücadelesini tek çatı altında yürütme amacıyla Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği kuran Kıbrıslı aileler tüm yargı yollarına başvuracaklarını söylüyor.

Seslerini sosyal medyada #isiasaortakdavamız etiketiyle başlattıkları kampanya ve düzenledikleri 'Adalete ışık tut' eylemleriyle duyurmaya çalışan aileler son olarak cuma günü Lefkoşa'da meydanlardaydı.

Kuzey Kıbrıslılar 6 Şubat'ta 35 gencin yitirilmesini "1974 sonrasında Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı en büyük travma" olarak özetliyor.

Depremde 13 yaşındaki oğlu Aras'ı kaydeben Murat Aktuğralı, dava sürecini ve mücadelelerini euronews'e anlattı.

Ailelerin tek beklentisinin adalete uygun kararlar alınmasını ve Türkiye yargısında 'hukukun üstünlüğünü' görmek olduğunu söyleyen Aktuğralı, hayatını kaybedenlerin geri gelmeyeceğini ancak benzer olayların yaşanmaması için bu mücadeleyi verdiklerini dile getiriyor.

Çocuklarımızı geri getirme gibi bir şansımız yok ama deprem Türkiye'de hep oldu, hep olacak. Bu açgözlülük, bu para hırsı bu coğrafyada olduğu ve bir cezalandırma olmadığı sürece bu ölümler, bu ağlamalar hep olacak.

4-7 Ocak tarihlerinde görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti aralarında otelin sahibi Ahmet Bozkurt ve aile bireylerinin de olduğu 11 sanık ile hayatını kaybedenlerin yakınlarını dinlemiş ve bilirkişi raporlarının ayrıntılı incelenmesi için duruşmayı 26 Nisan'a ertelemişti.

İddianamede, otelin başlangıçta konut olarak inşa edildiği, 2016 yılında yapıya bir kat daha eklendiği, imar mevzuatına uyulmadığı ve inşaatta kullanılan malzemelerin kalitesiz olduğu iddia ediliyor.

Felaketin hemen ardından polis denetiminde enkazdan numune topladıklarını ve Mart ayında yasal süreci başlattıklarını söyleyen Aktuğralı, hazırlanan ikinci teknik raporun yetersiz olduğu kanısında.

Aktuğralı'nın aktardıklarına göre Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin yayınladığı ilk rapor doğrultusunda savcılığının hazırladığı iddianamede otelin yapısal bozuklukları, kaçak kat çıkıldığı, ruhsatlarının eksik olduğu net olarak ortaya kondu.

Ancak raporu yetersiz bulan mahkemenin isteği üzerine Gazi Üniversitesi ikinci bir çalışma yürüttü.

Davacı taraf bu incelemenin 3 ay gibi kısa bir sürede alelacele hazırlandığını ve eksik olduğunu savunuyor.

Aktuğralı, "Gazi Üniversitesinin hazırladığı rapor hiçbir laboratuvar çalışmasına dayandırılmıyor, yani ne demirleri incelemiş ne betonu. Hiçbir şekilde bir teknik donanımı olmayan bir rapor. Sadece varsayımlar üzerine hazırlanmış bir rapor" diyor.

Buna karşılık 3 farklı bağımsız teknik raporu, 26 Nisan'daki ikinci duruşmanın birkaç gün öncesinde dosyaya eklediklerini belirten Aktuğralı cuma günkü oturuma, aralarında siyasi isimlerin de olduğu, kalabalık bir heyetle katılacaklarını aktardı.

Aktuğralı sözlerine şöyle devam etti:

"Şu anki iddianame makamının suçlamaları neticesinde verilebilecek azami ceza 22 yıl olarak öngörülüyor. İyi hal gibi indirimlerle suçluların maksimum yatabilecekleri süre 7-8 yıl. Siz bunu hangi ahlaka, hangi insanlığa. hangi hukuka sığdırabilirsiniz".

"Türkiye'de ceza hukukuna 1999 Marmara depremlerinden sonra 2004 yılında deprem suçlularının cezalandırılması amacıyla 'olası kast' tabiri eklenmiş. Bugüne kadar hiçbir şekilde olası kastla bir cezalandırma olmamış.  Eğer bu mahkeme sonucunda olası kastla herhangi bir yargılama olursa bu bir emsal olacak".

Isias Otel davasında istenilen sonuca ulaşamadıkları takdirde tüm hukuk yollarını tüketeceklerini söyleyen mağdurlar "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gideceğiz, Son nefesimize kadar peşinde olacağız, çok kararlıyız" diyor.
26 Nisan 2024 08:27
DİĞER HABERLER